“Onlar” Kelime-i Şehadet’in sorumluluğunu biliyorlardı

Mesut AYDIN

 

“KELIME-I Şehadet” İslam’ı bütünüyle kabul ve tasdik etmeyi ifade eden bir anahtar cümledir. Bu bakımdan kelime-i şahadet getiren kişi, adeta İslâm’a giriş sözleşmesi yapmış olmaktadır. Bu sözleşmeyi yapan insan, Allah’a büyük bir söz vermiş, O’nun emirlerini tereddütsüz bir şekilde kabul edip yerine getirmeyi, yasaklarından kaçınmayı ve O’nun istediği şekilde iyi bir Müslüman ve iyi bir insan olmayı taahhüt etmiş olmaktadır. İyi bir Müslüman, yaptığı bu sözleşmeye aykırı hareket etmez ve elinden geldiğince bu sözleşmenin gereğini yerine getirmeye çalışır. Diğer taraftan, kelime-i şehadeti söyleyerek yapılan bu sözleşmeye bütün mahlûkat şahit oluyor. Şayet bu sözleşme bozulursa, sözleşmeye aykırı hareket edildiğine tanık olan yeryüzündeki ve gökyüzündeki her şey, Allah’ın huzurunda aleyhimize şahitlik eder. Bu duyarlılıkla hareket eden Müslüman, kötülüklere dalmaz. Dolayısıyla kelime-i şahadet, nerede olursa olsun Müslüman’ın, daima İslâmî ölçüler içerisinde yaşamasını gerektiren bir taahhüt olarak kendini gösterir. Bu taahhüde aykırı hareket eden Müslüman asla huzurlu olamaz.


  • Sayı: 164
  • Sayı: 163
  • Sayı: 162
  • Sayı: 161
  • Sayı: 158
  • Sayı: 157
  • Sayı: 156
  • Sayı: 155
  • Sayı: 154.Sayı
  • Sayı: 153
E-Mail listemize katılarak yeni yayın ve etkinliklerimizden haberdar olabilirsiniz.
Email :