Kıyamet Suresi’ni dinlerken Taksim’de bir cami tasavvuru

Selvigül KANDOĞMUŞ ŞAHİN

 

İNCE ılık bir yağmur yağıyor şehrin en kalabalık caddelerinden birine. Şehri ıslatan bir yağmur. Sanki arıtmak, ılık dokunuşlarla ince derin bir sesleniş bırakır gibi damlalar, hüzün kuşanmış öylece ıslatıyor taş kaldırımları, kadim binaları, yaprakları dökülmüş çıplak ağaçları ve geniş uzun cadde boyunca kara bir ırmak gibi öylece akan insan selini… “Ama o gün gözler korku ile açıldığında Ve ay karanlığa gömüldüğünde, Ve güneş ile ay bir araya getirildiğinde O gün insan haykıracak:(Eyvah) Nereye kaçayım?” (Kıyamet Suresi) Ağa Camii’nin hemen giriş kapısında âmâ bir ihtiyarın aklaşmış sakallarını yıkıyor yağmur. Kirlenmiş, lekelenmiş, parça parça gömleğini, çıplak ayaklarını yıkıyor.



  • Sayı: 164
  • Sayı: 163
  • Sayı: 162
  • Sayı: 161
  • Sayı: 158
  • Sayı: 157
  • Sayı: 156
  • Sayı: 155
  • Sayı: 154.Sayı
  • Sayı: 153
E-Mail listemize katılarak yeni yayın ve etkinliklerimizden haberdar olabilirsiniz.
Email :