Editör'den...

Özgün İrade bu sayısında yeni ve anlamlı bir dosya ile çıktı karşınıza.

Yaşadığımız zaman ve her mekânda giderek daha büyük bir etkiye ve

alana sahip olma potansiyeli taşıyan SPOR olgusunu ele almaya çalıştık.

Spor, insanlığın var oluşundan beri toplumların ve devletlerin farklı boyutlarda

yaşattıkları ve geliştirdikleri bir süre.. Sporun kitle, birey, toplum,

devlet, grup gibi birçok farklı katmanlarda etkisinin olduğunu biliyoruz.

Yine sporun, kalıcı, derin etkileri olan ve bütün dünyada her kesimden,

her inanç grubundan, her yaştan, her sınıftan insan kitlelerini çepeçevre

kuşatmış, ‘bağımlı’ hale getirmiş bir gerçeklik olduğu da bir vakıa.

Bedeni merkez alan bu süre., eğlence, rekabet ve organizasyon kültürü

ile birlikte farklı yüzleriyle kendisini ortaya koymaktadır. Spor; bireysel,

toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel boyutlarıyla yaşamımızı kuşatıyor.

Modern zamanda sporun endüstrileşmesi, kitle iletişim araçları ile

gündemimizi işgal etmeye devam ediyor ve edecek. Özellikle de genç

kuşakların gündemini ciddi bir şekilde meşgul eden, spor aktörlerince sürekli

bir yenileme ve güncelleme ile sunulan, mafya- kumar endüstrisinin

merkezi haline gelen, küresel boyutlardaki oyun- spor organizasyonları ile

kitleleri sürükleyen, mikro milliyetçi algılar oluşturup insanların iradelerini

donduran ve diğer daha birçok etki alanı ile gündemimizi işgal eden bu

olgu ile yüzleşmek, tartışmak ve aşmak zorunluluğu bulunmaktadır.

Müslümanlar olarak birçok olgu karşısında olduğu gibi spor olgusu

karşısında da tutuk, ertelemeci, savunmacı, teslim olma ve görmezden

gelme gibi tavırlar sergilemekteyiz.

Geçtiğimiz Mayıs ayında düzenlenen 4. İslami Dayanışma Oyunları’nda

g.rüldüğü üzere Müslüman toplumların ve devletlerin spor teknik, estetik

ve teori anlamında almaları gereken büyük bir mesafenin olduğunu

göstermektedir. Salt kuru bir reddiye ve inkâra dayalı bir spor anlayışının

karşılığı olmadığının da bilincinde olmalıyız.

Spor dosyamızın yeni tartışmaları da beraberinde getirerek bu büyük alanı

tanımaya ve aşmaya vesile olmasını diliyoruz. Değerlendirmelerimizin

hem bedeni hem de zihni dinç ve bilinçli tutmaya aday nitelikler taşıdığına

inanıyoruz.

Dosya dışı öne çıkan konularımız ise Kuzey Irak’ta bir süre önce

gerçekleştirilen referandum ile ilgili gelişmeler ‘Barzani ve Referandum’

başlığıyla Mehmet Şerefoğlu; Suriye/İdlib Operasyonunu ise Yasir Erkuş

değerlendirdi.

İçte ise tartışmaları devam eden ve alabora olan ‘eğitim’ meselemiz,

‘müftü nikâhı’ konusu ve Hasan Postacı’nın kaleme aldığı ‘.zgürlük ve

Adaletin Şahitliğini Yapmak’ başlıklı yazısı toplumsal olaylara müdahil olan

İslamcılara bir çağrı niteliği taşıyor.

Süre. içerisinde toplumsal artılarımız azalırken eksilerimiz çoğalıyor,

farkında mıyız?..

Bireysel ve toplumsal günahlarımız arttıkça tablo daha da kararıyor…

Sakin ve mütevazı olmak bizi gü.lendirecektir.

Bir de toplumsal uzlaşma…

Unutmayalım, bu topraklar ve imkânlar hepimizin…


  • Sayı: 164
  • Sayı: 163
  • Sayı: 162
  • Sayı: 161
  • Sayı: 158
  • Sayı: 157
  • Sayı: 156
  • Sayı: 155
  • Sayı: 154.Sayı
  • Sayı: 153
E-Mail listemize katılarak yeni yayın ve etkinliklerimizden haberdar olabilirsiniz.
Email :