164. SAYI / EDİTÖR'DEN

Eğitim süreci tüm kesimleri her zaman ve mekânda etkileyen ve

ilgilendiren birincil sorumluluk alanı olmuştur. Eğitim ile sadece

devlet kurumları değil sivil kurumlar da önemli sorumluluklar almış

ve pratikler ortaya koymuşlardır. Sivil Eğitimin, Türkiye ve dünyanın

d.nüşümünde önemli katkıları olmuştur ve olacaktır. STK’lar, cemaatler

ve tarikatlar, sivil alanda gerçekleştirdikleri eğitim programları,

faaliyetleri, etkinlikleri ile büyük bir toplumsal hizmete imza atmış

bulunuyorlar.

 

Bu sayıda “Sivil Eğitim” süreci içerisinde büyük fedakârlıklar ve

çabalar ile eğitim çalışmalarını gerçekleştiren STK, cemaat, tarikat

ve medreselerin eğitim eksenli çalışmalarını dosya olarak gündeme

taşımak istedik. Bu oluşumların eğitim çalışmalarındaki pratiklerinin,

ufkun, eleştirinin, tekliflerin ve tespitlerin her kesim için önemli bir

paylaşım teşkil edeceğine inanıyoruz.

 

Tarikat ve cemaatlerin asli fonksiyonu olarak g.rülen bireyi, toplumu ve

kamusal alanı hedefleyen eğitim çalışmalarının tartışılması elzemdir.

Ne yazık ki bu konudaki tartışmalar genellikle tarikat ve cemaatleri

mahkûm eden, yok sayan ve varlığını tehdit olarak gören zihinsel

düzlem üzerinden yürümektedir. Bu ezberci ve sağlıksız söylemlerin

son bulmasını ümit ediyoruz. Dışarıdan hâkim olan bu yanlış algıya

karşılık içerinden de yeterli bir özeleştiri yapıldığı söylenemez. Tarikat,

cemaat ve medreselerin eğitim çalışmaları, programları, yöntemleri

ve müfredatları sağlıklı bir algı ile üzerinde konuşulmamaktadır.

Cemaat, tarikat ve medreseler; bireysel, toplumsal ve kamusal değişimi

ve ihtiyacı göz .nüne alarak gelenek içinde tevarüs eden eğitim

çalışmalarını ne yazık ki tartışmamaktadır.

 

Müslümanların “Sivil Eğitim” tecrübesi ve birikimi Türkiye ve dünyanın

değişimi için hayati önem arz etmektedir. Bu alandaki çalışmaların

verimliği ve sürekliliği Müslümanların bireysel ve toplumsal değişimi

için zorunludur. Bu dosyanın meseleyi sağlıklı zeminde tartışılmasına

vesile olmasını diliyoruz.

 

Dosyamızın ‘efradını cami, ağyarını mani’ cinsinden kapsamlı olmasını

isterdik. Fakat kimi çevrelere ulaşamayışımız, kimi çevrelerinde

‘soruşturma’ sorularımıza cevap vermekten özenle imtina etmeleri

nedeniyle asıl hedeflediğimiz sonuca ulaşabilmiş sayılmayız bu

sayımızda… Doğrusunu söylemek gerekirse ‘soruşturmalar’ tam

da anlattığım nedenlerden dolayı dört d.rtlük olmasa da, ‘dosya

makalelerinin’ bu açığımızı kapattığına inanıyoruz.

 

.zgün İrade 96 sayfalık hacmiyle her zaman olduğu gibi yine cıvıl

cıvıl… Okuma aşkı olan her seviyeden insanımızın sayfalarımızda

okuyabileceği yazılara yer veriyoruz ve bunu önemsiyoruz da. Bu

y.nüyle de dergimize ‘.zgün’ diyebiliriz.

 

Bakalım bir sonraki sayıda karşınıza hangi önemli ve .zgün bir konuyla

çıkacağız. Her sayımız taptaze bir nimet gibi bahşedilmiş… Dergi de

nimet, devlet de… Kıymetini bilmez, hakkını vermezsek kuş misali

elimizden uçar gider… Bakakalırız…


  • Sayı: 165
  • Sayı: 164
  • Sayı: 163
  • Sayı: 162
  • Sayı: 161
  • Sayı: 158
  • Sayı: 157
  • Sayı: 156
  • Sayı: 155
  • Sayı: 154.Sayı
  • Sayı: 153
E-Mail listemize katılarak yeni yayın ve etkinliklerimizden haberdar olabilirsiniz.
Email :