161. SAYI / EDİTÖRDEN

Tevhidin ilk doğduğu yer Kudüs kuşatılmış, Mescidi Aksa esir… Kur’an İsrailoğullarına

gönderilen peygamberlerden bahseder sıkça… İbrahim(as) den, Hz. İsa’ya kadar nice

peygamberler gönderilmiş ‘adam’ olsunlar diye… Ama değişen bir şey yok.. O zihniyet, o ruh

dünden bugüne akıp geliyor…

İslam Ümmeti, Kudüs’ü işgal etmiş, Kur’an’ın tanımlamasıyla “çevresini mübarek kıldığımız

Mescidi Aksa…” yı esir almış İsrailoğullarının uzantıları ile karşı karşıya… Filistin toprakları

üzerinde, entrikalarla İsrail devletini kuran Yahudilerin tam yüz yıllık serüvenine baktığımızda,

karşımızda yalanlar üzerine kurulu ince hesapların adım adım, iğneyle kuyu kazarcasına

topraklarımıza yerleşen, dağdan gelip bağdakini kovan; ardında kan ve gözyaşı akıtan; dul,

yetim ve .ksüzler bırakan; İbrahim’e, Musa’ya, İsa’ya, Muhammed’e kafa tutan baş belası bir

azınlıkla karşı karşıya buluyoruz kendimizi..

Yanlarından bir süreliğine ayrılmasıyla kendilerine somut putlar edinen bu kaypak zihniyet,

Hz. Musa’nın ayetler yazılı levhaları, kızgınlığından fırlatmasına neden olacak kadar

problemli, İsa(as)yı çarmıha gerecek kadar gözleri d.nmüş katiller sürüsü bunlar… Peygamberler

bunlardan çektikleri kadar kimseden çekmemişler, kendilerine gönderilen onca

peygambere karşı tutumlarında bir değişiklik olmamış; dün peygamberlere kan kusturanlar,

onların sabrını zorlayanlar, her türlü entrikayı çevirenler, - üzerinden asırlar geçse de- aynı

tornadan çıkan ürünler misali, bugün de o ataların iflah olmaz torunlarıyla karşı karşıya

bulunmaktayız…

Fakat işimiz zor; asıl zorluk ise biz de… İslam ümmetinin şu şahit olduğumuz içler acısı

haliyle Kudüs’te işimiz gerçekten zor. “Kudüs .zgürlüğünü Arıyor” desek de, her şeyi ipotek

altına alınmış, .zgürleşmemiş bir zihinle mücadeleyi dalgalandırmak kolay değil tabi…

Türkiye’ye, Katar’a bile tahammül edemeyen sayısız İslam Ülkeleri(!) ile karşı karşıyayız.

Kendi içimizde bir barış, bir ünsiyet, ittifak sağlayamamışız ki, sıra onlara gelsin… Bırakın

bunları bir tahammül, bir hoşg.rü, bir kardeşliğin esamesi bile okunmuyor aramızda; kan

gövdeyi g.türüyor, derin yaralar açılıyor, ‘dost’ olması gerekenler arasında unutulmaz derin

düşmanlıklar ihdas ediliyor…

İslam Ümmeti; devlet, toplum, grup, mezhep, meşrep olarak durumlarını düzeltmedik.e,

birbirlerine ‘insanca’ ve ‘Müslümanca’ yaklaşmadıkça kıblemiz ve mescidimiz kuşatılmışlıktan,

işgalden kurtulamayacaktır… Ve biz sadece Siyonist Yahudilere beddua etmekten ileri

gidemeyeceğiz; Kudüs ve Mescidi Aksa ise her birimizin itile-kakıla ziyaret ettiğimiz bir yer

olmaktan öteye gidemeyecektir.

Hiçbir şey için değilse bile ey İslam Ümmeti, Peygamberlerin ayak bastığı yerler adına,

ashabın nebileriyle birlikte savaştıkları mübarek belde adına, tevhidin doğduğu ilk yer adına,

Mazlum Filistin halkı adına, Kudüs’ün ve Aksa’nın .zgürlüğü adına kü.ük meseleler altında

kalmayın. Bir meseleye, insanlığın .zgürlük meselesine odaklanın ki esir beldelerimiz azad

olsun, zincirler kırılsın, duvarlar yıkılsın; .zgürlük meşalesi kandillerinde yakılmak üzere

sönmesin Kudüs’ün… Oraya gidemez ve orada namaz kılamazsanız bile sakın ola ki oranın

kandili sönmeye… Oraya destek devam etmeli, kandili yağı hiç eksilmemeli… Süreklilik,

kararlılık ve azim…

Ümmet .zgürleşmeden Kudüs’ün esaret zincirlerini kırmak zor desek de; Mescidi Aksa’nın

postallarla kirletilen onuru bizi kendimize getirir mi bilinmez ama biz bu sayımızda bu ve

benzer sorularla zihin dünyamızda da olsa “Kudüs ve Mescidi Aksa Bilinci” ni yenileyelim

istedik… Söyleşi ve farklı yaklaşımlarla Kudüs’ün .zgürlük Mücadelesine bir ‘kandil’

olalım diye düşündük yazılarımızla… Ayşe Şener, Prof. Bilal Sambur, Cüneyt Toraman,

Muhammed Gülnar, Ramazan Deveci, Selvigül K. Şahin yazılarıyla; gazeteci ve yazar Taha

Kılınç söyleşisiyle dergimize katkıda bulundular, sağ olsunlar. Bu arada Ramazan Kayan

hocamız da Harem-i Şerif’ten katıldı dosya konumuza selamlayarak: “Kâbe’den Kudüs’e Bin

Selam” diyerek…

Ümit Aktaş’ın “Kemalizm, Laiklik ve Demokrasi” başlıklı yazısı ilginç değerlendirmeler

içeriyor. Tartışmalı bilgiler ve önemli tespitlerin yer aldığı bir yazı bu… Davut Güler, Diyanetin

“FETÖ Raporu” nu değerlendirdi, artıları ve eksileriyle… Eski Başkan Mehmet Görmez’ in

kurumdan ayrılma nedenlerini Sait Alioğlu kaleme aldı…

Geçen ay Anadolu Platformundan seçkin yüzlerce kişinin katıldığı12. Anadolu Buluşmaları

Kızılcahamam’da gerçekleştirildi… Değerlendirmeler Muhammed Yetiş’in… Rüstem Budak

“Kur’an’ı Okumak, Anlamak, Yaşamak” başlıklı yazısında, kelimelerin su gibi aktığını, maksadın

ise çok basit ve sade bir dille anlatıldığı söyleyebilirim… Genç arkadaşımız Yasir Erkuş’ta

Ortadoğu’da bir karanlık kirli elin çevirdiği entrikaları, ihaneti yazdı: Dahlan’ın hikâyesini

Dergimize araştırma yazılarıyla katılan Dr. Davut Akduman “Yönetim Sistemleri” yazı

serisine devam ediyor… Bilgi, tespit ve tahliller açısından sistemli yazılar kaleme alınıyor…

15 Temmuz şehitlerimizden Ramazan Sarıkaya kardeşimizin geçen ay şehadetinin

yıld.nümü idi. O gece Saraçhane’deki nöbetinde ağır yaralanmış, yaklaşık bir buçuk ay sonra

arzu ettiği makamı Rabbi ona nasip etmişti… Dergimizin elinizdeki bu sayısıyla birlikte Çıra

Yayınlarının kardeşimiz hakkında hazırladığı bir mütevazı kitabı sizlere armağan edecektik,

ama olmadı; maalesef yetiştiremedik… .zgünüz, bir sonraki sayıya kaldığı için; ama her

şeyde bir hayır var diyerek, huzurlarınızdan ayrılıyoruz…


  • Sayı: 162
  • Sayı: 161
  • Sayı: 158
  • Sayı: 157
  • Sayı: 156
  • Sayı: 155
  • Sayı: 154.Sayı
  • Sayı: 153
E-Mail listemize katılarak yeni yayın ve etkinliklerimizden haberdar olabilirsiniz.
Email :